18 Ekim 2014 Cumartesi

POMAKÇA NASIL YAŞAR.

POMAKÇA  NASIL YAŞAR.

Dil, insan hayatında en çok gerek duyulan unsurlardan biridir, sosyal olmanın ve birlikte yaşamanın temel taşıdır. Halkların, ülkelerin kimliklerinin başlıca göstergesi ve ifadesidir. Resmi olmayan ve yasalarla korunmayan dillerin yaşam süreçleri zorluklarla doludur.

Dünyada tek dilin konuşulduğu ülke neredeyse yok gibidir.  Genelde bir ülke içinde birçok dil bir arada konuşulmaktadır. Değişik kaynaklardaki verilerde mesela Zaire’de 200’ün üzerinde, Nijerya’da 400’ün üzerinde veya Yeni Gine’de 800’ün üzerinde dil ya da değişik lehçelerin konuşulduğu söylenmekte.

Bazen de tam tersi durumla karşılaşıp bir dilin birçok ülkede konuşulduğunu görürsünüz. İngilizce 80 ülkede konuşulur ve 45 ülkenin resmi dilidir. Fransızca 50 ülkede konuşulmakta ve 32 ülkenin resmi dilidir. Keza İspanyolca ve Portekizce de değişik ülkelerde konuşuluyor.
Çok dilli ve çok kültürlü kimi ülkeler bu zenginliklerini yasalarla korumaya çalışmaktadır. Bazı ülkelerde de tehlike altındaki diller için Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) koruma programları uygulanmaktadır. Bizim ülkemiz de çok dilli ve çok kültürlü bir yapıya sahiptir. Fakat gel gör ki ülkemizde yakın bir gelecekte 20 civarında dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olmasına rağmen ne yasalarla koruma altına alınmıştır, ne de ülkemizde UNESCO tarafından yürütülen bir çalışma vardır.

Araştırmalarda çeşitli dilleri konuşanlara dair verilen bilgilerin yaklaşık değerler olduğu belirtilmekte. Özellikle azınlık dillerinin siyasi kaygılarla öne çıkarılmaması, ikinci bir dil bilenlere yönelik verilerin sağlam olmayışı ve başka sosyal nedenlerle birlikte kimi yerlerde de coğrafi engeller resmi dilin dışında konuşulan dillerle ilgili sonuçların yaklaşık olmasının nedenleri olarak gösterilmekte.

Dilbilimcilere göre bir dili çocuklar öğrenmiyorsa ve genç kesim konuşmuyorsa ciddi olarak tehlike altındadır. Eğer bir dilin konuşanı yoksa o dil ölü dil olarak kabul edilmektedir. Bütün canlı organizmalar gibi bir dil için de en son aşama ölümdür.  Son konuşmacısını kaybeden dillerin artık yeniden canlanma ihtimali yoktur. Ancak kayıtlarda adına rastlanabilir.

Yine dilbilimcilere göre dünyada 6000 dolayında dil konuşulmakta. Önümüzdeki yüzyıl içinde bu dillerin yarısının kaybolacağı ya da bir şekilde öleceği tahmin edilmektedir. Dil üzerine çalışma yapanların görüşleri dillerin neden öldüğünün tek bir nedeni olmayacağı yönünde birleşiyor.  Canlılarda olduğu gibi dillerin ölümü de bilinir nedenlere bağlıdır. Dilbilimcileri bu alanda bazı sınıflandırmalar yaparak hiç değilse tehlike altındaki dillerin kurtarılabileceğine dikkat çekmektedirler.

Hangi dilin daha çok tehlike altında olduğuna dair karşılaştırmaların yapılabileceği bileşenler olmasa da, lengüistik, etnolojik ve sosyolojik verilerden belirlenen ortak kriterlerle herkes dilinin tehlike seviyesini belirleyebilir. Son yıllarda UNESCO’nun bu yöndeki çalışmaları kamuoyunda sıklıkla paylaşılmaktadır. Önem bakımından çocukların ve genç nüfusun kendi anadillerini konuşup konuşmaması kriterlerin en başında gelmektedir.
Pomakların dili Pomakça mıza gelirsek, dilimizi yaşatmak için bunu Pomaklar olarak biz istemeli, yaşamımızda kullanmalı, genç nüfusa ve yeni nesle öğretmeliyiz. Pomakçamızın yazım ve gramer çalışmalarını yaparak bir standart oluşturmalı ve ülkemizdeki ve diğer Ülkerlerdeki Pomak kardeşlerimizle dil birliği sağlayarak birlikte hareket etmeliyiz.

Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı, Ortaöğretim 5, 6, 7, 8. Sınıflarda etnik dillerin seçmeli ders olarak okutulması için imkan tanımıştır. Lazca, Çerkezce, Kürtçe okullarda seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Biz de İstanbul Pomak Kültür Derneği – İSPOD olarak Milli Eğitim Bakanlığımıza Pomakça’mızın okullarda seçmeli ders olarak okutulması için başvuruda bulunduk ve başvurumuz kabul edilerek ders programının hazırlanması istenmiştir. Ders programı, ders kitapları, ders verecek öğretmenlerin hazırlanması çalışmalarımız devam etmektedir.

Ülkemizdeki ilk Pomakça kursunu açmak için uzun bir hazırlık dönemi geçirdik. Bir dizi toplantı, görüşme, değerlendirmeden sonra bir slav dili olan Pomakçanın  Kiril alfabesi ile  07.Ocak,2014 Salı günü ilk dersine başladık. Bizler Pomakça’yı konuşuyor ve anlıyorduk ama okuyup yazamıyorduk. Bu çalışmalarda kardeş diller olan Bulgarca, Makedonca, Rusça ve diğer slav dillerinin mevcut kaynaklarından yaralanıyor ve bunların Pomakça uygulamalarını kayıt altına alıyor ve yazılı kaynaklar yaratıyoruz. 3,000 kelimelik Türkçe-Pomakça sözlük, Pomakça alfabe kitabı, Pomakça ders kitabı yazma çalışmalarımız devam etmektedir.

Pomakça çalışmalarımızın sağlıklı bir şekilde yürümesi için POMAK DERNEKLERİ FEDERASYONU – PODEF Yönetim Kurulu bir komisyon kurarak dilimiz için çalışan ve ilgili bütün kişi ve kurumlara açık kurumsal yapı ( Pomak Dil Kurumu / Enstitüsü/ vb) kurulması için çalışmalara başlamıştır. Bu çalışmalarda Milli Eğitim Bakanlığımız ve ilgili üniversiteler ile birlikte çalışmalarımız yürütülecektir. Bu çalışmalara Pomakların yaşadığı diğer ülkelerdeki kişi ve kurumlarla birlikte devam edilecektir. Pomakçayı yaşatmak hepimizin sorunudur, çalışmalar ilgili herkese açıktır ve birlik, beraberlik çerçevesinde çalışmalar yapmak hedeflenmektedir.

Pomakça kurslarımız genişleyerek devam edecek, Sadece Pomakça konuşulan haftalık, aylık kahvaltı ve benzeri etkinlikler derneklerimizde yapılacak, Pomakça sözlük, ders kitapları ve diğer yayınlar bastırılarak Pomakların yaşadığı yerlere ulaştırılacaktır.

Pomakçamızı yaşatmak ve geliştirmek için bilgisi, niyeti, heyecanı olan herkesi çalışmalarımıza davet ediyoruz. Eskişehir, Biga, İstanbul, İzmir, İnegöl, Bursa, Kocaeli, Soma, Edirne de dernekler mevcuttur, bu derneklerimize katılınız ve destek veriniz. Dernek olmayan yerlerde derneklerimizi kuralım ve bir araya gelelim. Birlik beraberlik içinde nice Pomak günler diliyorum. 03,05,2014

Sevgi ve Saygılarımla

Bayram ERAT
POMAK DERNEKLERİ BAŞKANI – PODEF
GENEL BAŞKANI   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder