DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ KAPSAMINDA ANADİLDE EĞİTİM
T.C. Anayasası 42.madde 9.fırka :
Türkçe’den başka hiçbir dil , eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez.Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir.Milletlerarası andlaşma hükümleri ...saklıdır.
Geçtiğimiz eylül ayında demokratikleşme paketi kapsamında vuku bulan anadilde eğitim serbestliği 2923 sayılı kanuna ek olarak düzenlenecektir.
2923 sayılı yabancı dil eğitimi ve öğretimi kanunu 1983 yılı resmi gazetede yayınlamıştır.
Amaç
Madde 1 – (Değişik: 3/8/2002-4771/11 md.)
Bu Kanunun amacı, eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller, yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okullar ile Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerin öğreniminin tâbi olacağı esasları düzenlemektir.
Esaslar
Madde 2 – Milletlerarası andlaşma hükümleri saklı olmak üzere, resmi ve özel her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında okutulacak yabancı dillerin ve yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar şunlardır:
a) (Değişik: 30/7/2003-4963/23 md.) Eğitim ve öğretim kurumlarında, Türk vatandaşlarına Türkçeden başka hiçbir dil, ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Ancak, Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi için, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu hükümlerine tâbi olmak üzere özel kurslar açılabilir; bu kurslarda ve diğer dil kurslarında aynı maksatla dil dersleri oluşturulabilir. Bu kurslar ve derslerde, Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel niteliklerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı öğretim yapılamaz. Bu kursların ve derslerin açılmasına ve denetimine ilişkin esas ve usuller, Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
b) İlköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumlarında, Atatürkçü düşünce, Atatürk ilke ve inkılaplarını konu olarak alan Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Sosyal Bilgiler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri ve Türk Kültürüyle ilgili diğer dersler; yabancı dille okutulamaz ve öğretilemez. Öğrencilere, eğitim ve öğretimleri süresince bu derslerle ilgili araştırma görevleri ve ödevler, Türkçeden başka hiçbir dille yaptırılamaz.
c) (Değişik: 30/7/2003-4963/23 md.) Türkiye'de eğitimi ve öğretimi yapılacak yabancı diller, Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilir.
d) İlköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumlarında yabancı dille eğitim ve öğretimi yapılacak dersler ile okullar Milli Eğitim Bakanlığınca; yükseköğretim kurumlarında yabancı dille eğitimi ve öğretim yapılacak dersler ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapacak yükseköğretim kurumları Yükseköğretim Kurulunca belirlenir.
e) Yabancı dilde okutulacak derslerin eğitim ve öğretim programlarının tabi olacağı esaslar; ilköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumları, için Milli Eğitim Bakanlığınca, yükseköğretim kurumları için Yükseköğretim Kurulunca tespit edilir.
f) Yabancı dil eğitim ve öğretimiyle ilgili uygulamaların Türk Milli eğitiminin amaçlarına, temel ve ana ilkelerine ve bu Kanundaki esaslara uygunluğu; ilköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumlarında Milli Eğitim Bakanlığınca; yükseköğretim kurumlarında Yükseköğretim Kurulunca denetlenir.
Yönetmelik
Madde 3 – Yabancı dil eğitimi ve öğretiminin amaç, program, yöntem ve uygulamalarıyla, yabancı dille eğitim öğretim yapan kurumların tabi olacağı esasları kapsayan; ilkoğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumlarıyla ilgili yönetmelik, Milli Eğitim Bakanlığınca; yükseköğretim kurumlarıyla ilgili yönetmelik, Yükseköğretim Kurulunca, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde çıkartılır ve Resmi Gazetede yayımlanır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuyla ilgili yaptığı açıklamalar şöyledir:
‘Yapacağımız yasal değişiklikle,özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünü açıyoruz.2923 sayılı kanuna yapacağımız ek ile farklı di ve lehçelerde özel eğitim kurumu açılabilecek.Dil ve lehçeler Bakanlar Kurulun’da tespit edilecek. Bu okullarda belirli dersler Türkçe okutulacak’
Bu kanun çerçevesinde ilk farklı dilde eğitim vermeye başlayan okul Adana’daki Ayşe Atıl İlkokuluna bağlı olan bir anaokulu.Bu okulda Çerkezce’nin bir kolu olan Adigece dilinde eğitim veriliyor.Sadece eğitim verilmekle kalmıyor kültürlerinide yaşatıyorlar.Bu okulda görevlilerde Adigece konuşuyor,yemekler bu etnik gruba ait olarak veriliyor.Aileler çocuklarının anadilde eğitim almalarından memnun.
Anadilde eğitim konusunda halkın görüşleri:
‘Getirilecek olan ek madde bu eğitimin sadece özel okullarda serbest olmasının önünü açıyor.Eğer anadilde eğitim herkesin hakkıysa sadece parası olanlar alamaz’
‘Recep Tayyip Erdoğan daha önceki konuşmalarında anadilde eğitim milli birliği bozar demişti.Fakat bugün yerel seçimlerin yaklaşması sebebiyle bazı siyasi kaygılarla birlikte bu konunun önünü açtı.’
Bu alanda en etkin lobicilik faaliyetini yürüten baskı grupları olan dernekleri inceledik.
İstanbul Pomak Kültür Derneği çalışmaları:
Pomaklar Balkanlar’da Bulgaristan’ın güneyi Batı Trakya Doğu Makedonya ve Türkiye’nin doğu Trakya ve batı bölgelerinde yaşayan Pomakça diye tabir edilen slav dil grubuna ait farklı slav şivelerini konuşan çoğunlukla Müslüman bir balkan topluluğudur.Günümüzde en çok Türkiye’de ikamet ederler. Ayrıca Bulgaristan,Yunanistan ve Romanya’da yaşarlar.Türkiye’de de Edirne, Tekirdağ, Çanakkale, Bursa, İzmir, Manisa ,Eskişehir’de yoğunluktadır.
Pomakların Türkiye’de örgütlü bir biçimde hareket etmesi fazla eski değil.İlk derneklerini Eskişehir’de kurdular.(2009). İstanbul’da ise 2012 yılında ‘ispod’ adı altında kuruldu. Pomaklar etnik olarak kendilerini farklı farklı tanımlıyorlar. Bir kısmı ‘ben Pomağ’ım ne Türküm ne de Bulgarım derken bir kısmıda ben Türküm alt kimliğim Pomak’ diyor.Bu karışıklığın nedeni 93 harbi sırasında Pomaklara ait kütüphanelerin ve yazılı eserlerin yakılması ve tahrip edilmesidir.Bu yok ediliş sadece kimlik karmaşasına neden olmuyor aynı zamanda kendi dillerinde büyük bir bilinmezliğe yol açıyor.Sadece konuşma dilinde sıkışıp kalmış bir dil yazılı edebiyatı yok. İspod dünyada ilk defa Pomakça adına bir dil kursu açıyor.Bu eğitimi okullara da taşımak istiyorlar lakin bir takım eksiklikleri var.
Kurs müfredatını oluştururken karşılaştıkları ilk sorun alfabe yokluğu çünkü bu dilin Latin alfabesi mi Kiril alfabesine ait mi olduğuna dair yazılı kaynakları yok. Bu nedenle sistemli bir eğitim verecek donanıma sahip biriside yok.Bu da demokratikleşme paketi ile gelen anadilde eğitim serbestliği kapsamında okullarda verilememesine sebep oluyor.Pomak Kültür Derneği başkanı Bayram Erat ile yaptığımız görüşmede ‘devlet kendi eliyle bu dilleri yok etti bu yüzden 150 yıldır gelişemeyen bir dil olarak kaldı ve biz bu dili yeniden yapılandırıp gelecek kuşaklara aktarmak istiyoruz.Bunu yaparken de bütün Pomakların görüşünü alarak bir örgütlenme oluşturmak istiyoruz.bu konuyla ilgili bazı çalışmalarımız var mesela bu konuda bilgi sahibi avukatlar ve eski milletvekilleri ile çalışmalar yürütüyoruz.Haftada 3 saat eğitim verilebilecek şekilde bir müfredat oluşturulduktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kuruluna bir başvuruda bulunulacak.2014-2015 yılında eğitim vermeye başlamış olmayı umuyoruz.
İSPOD’un dünyadaki diğer Pomaklarla bağlantıları; Bulgaristan’daki çalışmalara ülkemize göre daha ileri düzeyde.bundan birkaç yıl öncesine kadar Bulgaristan’da pomak demek yasakken şimdi pomakların kendine ait bir partisi bile var.
ZAZADER GEOAKTİF
Zazalar Hint-Avrupa dil ailesinin İran dillerine ait bir dil olan zazacayı konuşan ve Türkiye’nin çoğunlukla doğu Anadolu bölgesinde yaşayan bir halktır. en çok Türkiye’de sonra Almanya ve Amerika’da bulunuyorlar.
Zazalara göre onlar ne Kürt ne de Türk onlar zaza.Kürtler onlara siz Kürtsünüz dese de hayır biz zazayız diyorlar.Zazaların örgütleşme tarihi eskilere kadar gidiyor.Bunu demokratikleşme paketinden yıllar önce bu dilde kurslar açarak göstermişlerdir.Aynı zamanda Trt 6’daki zazaca haberler olsun kitaplar olsun bu dilin yok olma tehlikesine göğüs germiştir.
Demokratikleşme paketiyle Mardin Artuklu Üniversitesin’de zazaca için bir müfredat oluşturuldu.fakat zaza dernekleri bu müfredatı reddediyor.Çünkü bu müfredata göre zazaca Kürtçeleştirilmiş yok sayılmıştır.Zazader şuan kendine göre bir müfredat hazırlama çalışması içinde.2010 yılında zazaca ilk kez dersler verilmeye başlandı.
Geoaktif Kültür ve Aktivizm Merkezi başkanı Cemal Atilla’ya devlet kim çoğunluktaysa kimin sesi daha çok çıkıyorsa onu dikkate alıyor.
Dünyada zazaca ile ilgili çalışmalar ilk olarak 1980’li yıllarda başladı.Frankfurt’ta bir zaza dil enstitüsü kuruldu.
Demokratikleşme paketi ile gelen diğer dil hareketleri:
Lazlar:Güneybatı Kafkasya ve Kuzeydoğu Anadolu’da tarih boyunca varlığı bilinen bir etnik güney Kafkasyalı bir halktır.Lazların dil konusunda çalışmaları müfredat hazırlamakla yasal hale geldi.Milli Eğitim bakanlığı Talim Terbiye kurulu 28 ağustos’taki toplantısında Laz enstitüsünün girişimi ile kurulan komisyonun ilköğretimdeki yaşayan diller ve lehçeler dersi Lazca bölümü için hazırladığı Lazca ders müfredatını kabul etti.Bu karar henüz resmi gazetede yayınlanmadığı için önümüzdeki yıl okutulup okutulmayacağı kesin değil. Müfredatı hazırlayan komisyonda yer alan Boğaziçi Üniversitesi (BOUN), Yarı Zamanlı Öğretim Görevlisi İsmail Bucaklişi gelişmeyi “Lazca için çok önemli ve değerli bir fırsat” olarak yorumladı:
“Lazca yok olma tehlikesi altında olan dillerden. Müfredatın kabulüyle birlikte devlet de artık Lazcayı resmi olarak tanımış oldu ki bu Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk. Lazcanın yaşayabilmesi ve bundan sonra varlığını sürdürebilmesi için de çok önemli.”
Kürtler: Orta Doğu'nun yerlilerinden olup doğuda Zagros dağlarından batıda Toros dağlarına güneyde Hemrin dağlarından kuzeyde Kars-Erzurum platolarına kadar uzanan, Kürdistan adıyla da anılan coğrafi bölgede yoğun şekilde yaşayan tahminen yaklaşık 20–25veya 20–30 milyon nüfusa sahip bir İran halkıdır.
Anadilde eğitim serbestliğiyle birlikte ilk başvuruyu dilde geldi.Başvuruyu Şırnak Yağmur Koleji yaptı.Bu kolej Gülen cemaati ile yakınlığı biliniyor.
Mardin Artuklu Üniversitesi yaşayan diller ve lehçeler bölümünden mezun olan 500 öğrenci Kürtçe ders vermeye hazırlar atamaların açılmasını bekliyorlar.
HDK (HALKLARIN DEMOKRATİK KONGRESİ):
Türkiye’de bulunan etnik gruplar tek başına varlık gösteremediklerinde kollektif bir çalışma altına girerek HDK’yı oluşturdu.İçindeki nüfus yoğunlukları ve temsilci sayıları farklı olması sebebiyle bazı anlaşmazlıklar çıktı.Pomaklar hdk’ya gözlemci olarak gittiler.Daha sonra bu kongrenin kürt odaklı bir oluşum olduğunu düşünüp geri çekildiler.aynı tepki zazalardanda geldi.bu kongrede zazalar kürt resmi görüşüne endeks edildikleri görüşündeler.
Cemal Atilla ‘hdk tamamen kürt odaklı olduğu için diğer kültür ve ırklar engellendi.’
BU ALAN KAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN LOBİCİLİK FAALİYETLERİ
Pomaklar ve zazalar kollektif lobicilik faaliyetine mensuplar.Nüfus yoğunlukları,meclis konusundaki bağlantı eksiklikleri ve deneyimsizlikleri,parasal sıkıntı,çalışan yetersizliği gibi nedenlerle Hdk ve benzeri çalışmalara başvurmuşlardır.
Kürtler ise yüksek düzey lobicilik yapıyorlar.İktidar ile birlikte çalışmaları ve bu bağlamda kendilerini kamusal alanda resmileştirmiş olmaları bu alanda tecrübeli olmalarının göstergesidir.
Aynı zamanda bütün etnik gruplar yurtdışı bağlantıları ile kendilerini sadece Türkiye ve Türkiye’deki hakları olarak değil bütün dünya çerçevesinde kabul ettirmek istemekte ve bu alanda çalışmalar yapmaktadırlar.
KAYNAKÇA:
• Wikipedia
• İspod (İstanbul Pomak Kültür Derneği)
• Zazader ve geoaktif kültür ve aktivizm merkezi
• Bianet
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ GAZETECİLİK BÖLÜMÜ
DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ KAPSAMINDA ANADİL LOBİSİ
1451110034 İPEK ALEMDAR
1451110027 BURCU ÇITLAK
T.C. Anayasası 42.madde 9.fırka :
Türkçe’den başka hiçbir dil , eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez.Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir.Milletlerarası andlaşma hükümleri ...saklıdır.
Geçtiğimiz eylül ayında demokratikleşme paketi kapsamında vuku bulan anadilde eğitim serbestliği 2923 sayılı kanuna ek olarak düzenlenecektir.
2923 sayılı yabancı dil eğitimi ve öğretimi kanunu 1983 yılı resmi gazetede yayınlamıştır.
Amaç
Madde 1 – (Değişik: 3/8/2002-4771/11 md.)
Bu Kanunun amacı, eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller, yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okullar ile Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerin öğreniminin tâbi olacağı esasları düzenlemektir.
Esaslar
Madde 2 – Milletlerarası andlaşma hükümleri saklı olmak üzere, resmi ve özel her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında okutulacak yabancı dillerin ve yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar şunlardır:
a) (Değişik: 30/7/2003-4963/23 md.) Eğitim ve öğretim kurumlarında, Türk vatandaşlarına Türkçeden başka hiçbir dil, ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Ancak, Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi için, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu hükümlerine tâbi olmak üzere özel kurslar açılabilir; bu kurslarda ve diğer dil kurslarında aynı maksatla dil dersleri oluşturulabilir. Bu kurslar ve derslerde, Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel niteliklerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı öğretim yapılamaz. Bu kursların ve derslerin açılmasına ve denetimine ilişkin esas ve usuller, Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
b) İlköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumlarında, Atatürkçü düşünce, Atatürk ilke ve inkılaplarını konu olarak alan Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Sosyal Bilgiler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri ve Türk Kültürüyle ilgili diğer dersler; yabancı dille okutulamaz ve öğretilemez. Öğrencilere, eğitim ve öğretimleri süresince bu derslerle ilgili araştırma görevleri ve ödevler, Türkçeden başka hiçbir dille yaptırılamaz.
c) (Değişik: 30/7/2003-4963/23 md.) Türkiye'de eğitimi ve öğretimi yapılacak yabancı diller, Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilir.
d) İlköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumlarında yabancı dille eğitim ve öğretimi yapılacak dersler ile okullar Milli Eğitim Bakanlığınca; yükseköğretim kurumlarında yabancı dille eğitimi ve öğretim yapılacak dersler ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapacak yükseköğretim kurumları Yükseköğretim Kurulunca belirlenir.
e) Yabancı dilde okutulacak derslerin eğitim ve öğretim programlarının tabi olacağı esaslar; ilköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumları, için Milli Eğitim Bakanlığınca, yükseköğretim kurumları için Yükseköğretim Kurulunca tespit edilir.
f) Yabancı dil eğitim ve öğretimiyle ilgili uygulamaların Türk Milli eğitiminin amaçlarına, temel ve ana ilkelerine ve bu Kanundaki esaslara uygunluğu; ilköğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumlarında Milli Eğitim Bakanlığınca; yükseköğretim kurumlarında Yükseköğretim Kurulunca denetlenir.
Yönetmelik
Madde 3 – Yabancı dil eğitimi ve öğretiminin amaç, program, yöntem ve uygulamalarıyla, yabancı dille eğitim öğretim yapan kurumların tabi olacağı esasları kapsayan; ilkoğretim, ortaöğretim ve yaygın eğitim kurumlarıyla ilgili yönetmelik, Milli Eğitim Bakanlığınca; yükseköğretim kurumlarıyla ilgili yönetmelik, Yükseköğretim Kurulunca, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde çıkartılır ve Resmi Gazetede yayımlanır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuyla ilgili yaptığı açıklamalar şöyledir:
‘Yapacağımız yasal değişiklikle,özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünü açıyoruz.2923 sayılı kanuna yapacağımız ek ile farklı di ve lehçelerde özel eğitim kurumu açılabilecek.Dil ve lehçeler Bakanlar Kurulun’da tespit edilecek. Bu okullarda belirli dersler Türkçe okutulacak’
Bu kanun çerçevesinde ilk farklı dilde eğitim vermeye başlayan okul Adana’daki Ayşe Atıl İlkokuluna bağlı olan bir anaokulu.Bu okulda Çerkezce’nin bir kolu olan Adigece dilinde eğitim veriliyor.Sadece eğitim verilmekle kalmıyor kültürlerinide yaşatıyorlar.Bu okulda görevlilerde Adigece konuşuyor,yemekler bu etnik gruba ait olarak veriliyor.Aileler çocuklarının anadilde eğitim almalarından memnun.
Anadilde eğitim konusunda halkın görüşleri:
‘Getirilecek olan ek madde bu eğitimin sadece özel okullarda serbest olmasının önünü açıyor.Eğer anadilde eğitim herkesin hakkıysa sadece parası olanlar alamaz’
‘Recep Tayyip Erdoğan daha önceki konuşmalarında anadilde eğitim milli birliği bozar demişti.Fakat bugün yerel seçimlerin yaklaşması sebebiyle bazı siyasi kaygılarla birlikte bu konunun önünü açtı.’
Bu alanda en etkin lobicilik faaliyetini yürüten baskı grupları olan dernekleri inceledik.
İstanbul Pomak Kültür Derneği çalışmaları:
Pomaklar Balkanlar’da Bulgaristan’ın güneyi Batı Trakya Doğu Makedonya ve Türkiye’nin doğu Trakya ve batı bölgelerinde yaşayan Pomakça diye tabir edilen slav dil grubuna ait farklı slav şivelerini konuşan çoğunlukla Müslüman bir balkan topluluğudur.Günümüzde en çok Türkiye’de ikamet ederler. Ayrıca Bulgaristan,Yunanistan ve Romanya’da yaşarlar.Türkiye’de de Edirne, Tekirdağ, Çanakkale, Bursa, İzmir, Manisa ,Eskişehir’de yoğunluktadır.
Pomakların Türkiye’de örgütlü bir biçimde hareket etmesi fazla eski değil.İlk derneklerini Eskişehir’de kurdular.(2009). İstanbul’da ise 2012 yılında ‘ispod’ adı altında kuruldu. Pomaklar etnik olarak kendilerini farklı farklı tanımlıyorlar. Bir kısmı ‘ben Pomağ’ım ne Türküm ne de Bulgarım derken bir kısmıda ben Türküm alt kimliğim Pomak’ diyor.Bu karışıklığın nedeni 93 harbi sırasında Pomaklara ait kütüphanelerin ve yazılı eserlerin yakılması ve tahrip edilmesidir.Bu yok ediliş sadece kimlik karmaşasına neden olmuyor aynı zamanda kendi dillerinde büyük bir bilinmezliğe yol açıyor.Sadece konuşma dilinde sıkışıp kalmış bir dil yazılı edebiyatı yok. İspod dünyada ilk defa Pomakça adına bir dil kursu açıyor.Bu eğitimi okullara da taşımak istiyorlar lakin bir takım eksiklikleri var.
Kurs müfredatını oluştururken karşılaştıkları ilk sorun alfabe yokluğu çünkü bu dilin Latin alfabesi mi Kiril alfabesine ait mi olduğuna dair yazılı kaynakları yok. Bu nedenle sistemli bir eğitim verecek donanıma sahip biriside yok.Bu da demokratikleşme paketi ile gelen anadilde eğitim serbestliği kapsamında okullarda verilememesine sebep oluyor.Pomak Kültür Derneği başkanı Bayram Erat ile yaptığımız görüşmede ‘devlet kendi eliyle bu dilleri yok etti bu yüzden 150 yıldır gelişemeyen bir dil olarak kaldı ve biz bu dili yeniden yapılandırıp gelecek kuşaklara aktarmak istiyoruz.Bunu yaparken de bütün Pomakların görüşünü alarak bir örgütlenme oluşturmak istiyoruz.bu konuyla ilgili bazı çalışmalarımız var mesela bu konuda bilgi sahibi avukatlar ve eski milletvekilleri ile çalışmalar yürütüyoruz.Haftada 3 saat eğitim verilebilecek şekilde bir müfredat oluşturulduktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kuruluna bir başvuruda bulunulacak.2014-2015 yılında eğitim vermeye başlamış olmayı umuyoruz.
İSPOD’un dünyadaki diğer Pomaklarla bağlantıları; Bulgaristan’daki çalışmalara ülkemize göre daha ileri düzeyde.bundan birkaç yıl öncesine kadar Bulgaristan’da pomak demek yasakken şimdi pomakların kendine ait bir partisi bile var.
ZAZADER GEOAKTİF
Zazalar Hint-Avrupa dil ailesinin İran dillerine ait bir dil olan zazacayı konuşan ve Türkiye’nin çoğunlukla doğu Anadolu bölgesinde yaşayan bir halktır. en çok Türkiye’de sonra Almanya ve Amerika’da bulunuyorlar.
Zazalara göre onlar ne Kürt ne de Türk onlar zaza.Kürtler onlara siz Kürtsünüz dese de hayır biz zazayız diyorlar.Zazaların örgütleşme tarihi eskilere kadar gidiyor.Bunu demokratikleşme paketinden yıllar önce bu dilde kurslar açarak göstermişlerdir.Aynı zamanda Trt 6’daki zazaca haberler olsun kitaplar olsun bu dilin yok olma tehlikesine göğüs germiştir.
Demokratikleşme paketiyle Mardin Artuklu Üniversitesin’de zazaca için bir müfredat oluşturuldu.fakat zaza dernekleri bu müfredatı reddediyor.Çünkü bu müfredata göre zazaca Kürtçeleştirilmiş yok sayılmıştır.Zazader şuan kendine göre bir müfredat hazırlama çalışması içinde.2010 yılında zazaca ilk kez dersler verilmeye başlandı.
Geoaktif Kültür ve Aktivizm Merkezi başkanı Cemal Atilla’ya devlet kim çoğunluktaysa kimin sesi daha çok çıkıyorsa onu dikkate alıyor.
Dünyada zazaca ile ilgili çalışmalar ilk olarak 1980’li yıllarda başladı.Frankfurt’ta bir zaza dil enstitüsü kuruldu.
Demokratikleşme paketi ile gelen diğer dil hareketleri:
Lazlar:Güneybatı Kafkasya ve Kuzeydoğu Anadolu’da tarih boyunca varlığı bilinen bir etnik güney Kafkasyalı bir halktır.Lazların dil konusunda çalışmaları müfredat hazırlamakla yasal hale geldi.Milli Eğitim bakanlığı Talim Terbiye kurulu 28 ağustos’taki toplantısında Laz enstitüsünün girişimi ile kurulan komisyonun ilköğretimdeki yaşayan diller ve lehçeler dersi Lazca bölümü için hazırladığı Lazca ders müfredatını kabul etti.Bu karar henüz resmi gazetede yayınlanmadığı için önümüzdeki yıl okutulup okutulmayacağı kesin değil. Müfredatı hazırlayan komisyonda yer alan Boğaziçi Üniversitesi (BOUN), Yarı Zamanlı Öğretim Görevlisi İsmail Bucaklişi gelişmeyi “Lazca için çok önemli ve değerli bir fırsat” olarak yorumladı:
“Lazca yok olma tehlikesi altında olan dillerden. Müfredatın kabulüyle birlikte devlet de artık Lazcayı resmi olarak tanımış oldu ki bu Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk. Lazcanın yaşayabilmesi ve bundan sonra varlığını sürdürebilmesi için de çok önemli.”
Kürtler: Orta Doğu'nun yerlilerinden olup doğuda Zagros dağlarından batıda Toros dağlarına güneyde Hemrin dağlarından kuzeyde Kars-Erzurum platolarına kadar uzanan, Kürdistan adıyla da anılan coğrafi bölgede yoğun şekilde yaşayan tahminen yaklaşık 20–25veya 20–30 milyon nüfusa sahip bir İran halkıdır.
Anadilde eğitim serbestliğiyle birlikte ilk başvuruyu dilde geldi.Başvuruyu Şırnak Yağmur Koleji yaptı.Bu kolej Gülen cemaati ile yakınlığı biliniyor.
Mardin Artuklu Üniversitesi yaşayan diller ve lehçeler bölümünden mezun olan 500 öğrenci Kürtçe ders vermeye hazırlar atamaların açılmasını bekliyorlar.
HDK (HALKLARIN DEMOKRATİK KONGRESİ):
Türkiye’de bulunan etnik gruplar tek başına varlık gösteremediklerinde kollektif bir çalışma altına girerek HDK’yı oluşturdu.İçindeki nüfus yoğunlukları ve temsilci sayıları farklı olması sebebiyle bazı anlaşmazlıklar çıktı.Pomaklar hdk’ya gözlemci olarak gittiler.Daha sonra bu kongrenin kürt odaklı bir oluşum olduğunu düşünüp geri çekildiler.aynı tepki zazalardanda geldi.bu kongrede zazalar kürt resmi görüşüne endeks edildikleri görüşündeler.
Cemal Atilla ‘hdk tamamen kürt odaklı olduğu için diğer kültür ve ırklar engellendi.’
BU ALAN KAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN LOBİCİLİK FAALİYETLERİ
Pomaklar ve zazalar kollektif lobicilik faaliyetine mensuplar.Nüfus yoğunlukları,meclis konusundaki bağlantı eksiklikleri ve deneyimsizlikleri,parasal sıkıntı,çalışan yetersizliği gibi nedenlerle Hdk ve benzeri çalışmalara başvurmuşlardır.
Kürtler ise yüksek düzey lobicilik yapıyorlar.İktidar ile birlikte çalışmaları ve bu bağlamda kendilerini kamusal alanda resmileştirmiş olmaları bu alanda tecrübeli olmalarının göstergesidir.
Aynı zamanda bütün etnik gruplar yurtdışı bağlantıları ile kendilerini sadece Türkiye ve Türkiye’deki hakları olarak değil bütün dünya çerçevesinde kabul ettirmek istemekte ve bu alanda çalışmalar yapmaktadırlar.
KAYNAKÇA:
• Wikipedia
• İspod (İstanbul Pomak Kültür Derneği)
• Zazader ve geoaktif kültür ve aktivizm merkezi
• Bianet
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ GAZETECİLİK BÖLÜMÜ
DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ KAPSAMINDA ANADİL LOBİSİ
1451110034 İPEK ALEMDAR
1451110027 BURCU ÇITLAK

